Haber Detayı
07 Nisan 2017 - Cuma 10:17
 
“Hayır”ı Anlatmak İçin Geldiği Gümüşhane’de Öfke Saçtı
SİYASET Haberi


Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Kaya, “Hayır”ı Anlatmak İçin Geldiği Gümüşhane’de Öfke Saçtı

 

MHP İstanbul Milletvekili Kaya Cumhurbaşkanı’na yönelik ağır sözler sarf etti.

Kendisinin güya Cumhurbaşkanı’na mektup yazdığını söyleyen Kaya, “Türk tipi anayasa diyorsunuz ama öncelikle kendiniz bir Türk tipi olmayı denemelisiniz. İkinci olarak sizin neyiniz Türk tipi ki yapacağınız anayasa Türk tipi olsun” dedi.

 

Yeni anayasa ile kuvvetler ayrılığı esasından ayrılarak kuvvetler birliğine dönüş olduğunu dile getiren Kaya, “Kuvvetler birliğinin olduğu yerde hürriyet, demokrasi yoktur. Demokrasinin olması için hakların ve hürriyetlerin güvence altına alındığı sistemler kuvvetler ayrılığının hâkim olduğu sistemlerdir. Bizim önümüze getirilen anayasa değişikliği tek adam rejimini getiriyor. Bu sistem bütün güçleri yetkileri bir kişide toplarken denetleyecek, kontrol edecek, frenleyecek hiçbir sistemin olmadığı bir sistem. Eskiden bu sistemlere krallık deniyordu, şimdi ise diktatörlük deniyor” şeklinde konuştu.

 

Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Suat Başaran ise, ayıplı bir koyun benzetmesi yaparak, “Biz de diyoruz ki bizim tarihimizde ve kültürümüzde lidere kayıtsız şartsız sadakat yoktur. Eğer bizden kayıtsız şartsız sadakat istense ve beklenseydi sembolümüz Bozkurt değil, Koyun olurdu” ifadelerini kullandı.

 

Milli İstihbarat Teşkilatının hükümete gönderdiği ilk raporlarda Meclisteki 80 Milletvekilinin Bylock kullanıcısı olduğunu iddia eden Karamahmutoğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi bünyesindeki FETÖ’ye mensup Bylock’çu milletvekillerinin önüne mensubiyetlerini gösteren belgeler konularak şantajla, tehditle, rehin alınarak parlamentoda oylama yapıldı, paket geçirildi ve bizim önümüze getirildi. İyi de biz FETÖ’cü değiliz. Çeteci değiliz, şantaja açık değiliz, bizim rehin alınacak, önüne konulacak bir dosyamız yok. Biz ‘Evet’ demek için niye mecbur kalacağız? Bizi ne ile mecbur bırakacaksın? Çoktan tek adam rejimine geçilmişçesine partili valiler iş başında. Valiler, partili kaymakamlar eliyle muhtarlara esnafa, köylüye baskı yapıyorsunuz” diye konuştu.

 

Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanları, 16 Nisan Referandumuna Neden “Hayır” Dediklerini Anlattı

Muhalifler, Yüksek Perdeden “Hayır” Dedi

 

MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ettikten sonra İstanbul Milletvekili Atilla Kaya ve Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanlarından oluşan “Ülkücü Tavır Hayır Platformu” üyeleri Gümüşhane’de ‘Ülkücü Tavır, Hayır’ etkinliğinde partililerle buluştu.

Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen programa Atilla Kaya’nın yanı sıra Suat Başaran, Azmi Karamahmutoğlu, MHP Gümüşhane eski Belediye Başkanı ve 25. Dönem milletvekili Mustafa Canlı, MHP Gümüşhane eski İl Başkanı Ali Ateş ve çok sayıda partili katıldı.

 

“Anayasa Değişikliğini Televizyondan Öğrendim”

 

Programda konuşan MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya, anayasa değişikliğinin gündeme geldiği günlerde hem İstanbul Milletvekili, hem de Genel Başkan Yardımcısı olduğunu kaydederek, “Ben bu değişikliği televizyonlardan öğrendim. Bizim böyle bir girişime önayak olduğumuzu televizyondan öğrendim. Bizlere yönelik yapılan bilgilendirme toplantılarında Genel Başkanımız Devlet Bahçeli parlementer sistemden yana olduklarını defalarca söyledi. Peki, ortaya çıkan metinin parlementer sistemle bir alakası var mı? Yok. Ne başkanlık sistemi, ne de yarı başkanlık sistemi. Dünyada eşi benzeri, örneği uygulaması olmayan bir sistem. Anayasa litarütüründe yeri olmayan “Garabet” bir isim uydurdukları Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diye bir sistem” dedi.

 

“Cumhurbaşkanı Anayasal Sınırları İçerisinde Durmuyor”

 

MHP yetkililerinin ülkede bir fiili durum olduğunu bu durumu yasal bir zemine oturtmak istediklerini ifade eden Kaya, “Bu fiili durum şu anlama geliyor. Bir şahıs var Sayın Cumhurbaşkanının kastedildiği, bu Cumhurbaşkanı anayasal sınırları içerisinde durmuyor, anayasayı ihlal ediyor. O zaman bunun isteğine göre bir anayasa yapalım ve fiili durumu ortadan kaldıralım böyle bir mantık olabilir mi? Bu her şeyden önce hukuksuzluğa prim vermek demektir” ifadelerini kullandı.

 

“Bunlara Bu Yetkileri Vermemizi Nasıl İstersiniz?”

 

MHP yönetimindeki bazı isimlerin Türkiye’nin beka sorunu olduğu ve bu nedenle böyle bir adım atmak zorunda olduklarını dile getirdiğini belirten Kaya, “Türkiye’yi 15 yıldır idare eden kim? Peki, bu 15 yıl süresi sonucunda Türkiye bir beka mücadelesi veriyorsa bunun müsebbibi kimdir? Bu durumun müsebbibi bu siyasi iktidarsa bizi bunlar mı kurtaracak? Bunlara bu yetkileri vermemizi nasıl istersiniz?” diye konuştu.

 

“Ülkücülerin Yüzde 80’i ‘Hayır’ Diyor”

 

MHP’nin destek vermemesi halinde bu anayasa değişikliğini AK Partinin gündeme getiremeyeceğine vurgu yapan Kaya, “Bizim aklımızla alay etmeyin. Ülkücüler her şeyi biliyorlar. Bu neden den ötürü gittiğimiz her yerde gördüğümüz üzere Ülkücülerin yüzde 80’i getirilmek istenen rejime ‘Hayır’ diyor” şeklinde konuştu.

 

Cumhurbaşkanına Ağır Sözler

 

AK Partinin kendilerinin çizgisine geldiği yönünde MHP yetkililerinin açıklamalarda bulunduğuna da işaret eden Kaya, “Dünyanın en despotik, en otoriter ve en diktatör anayasasını halka ve özellikle de bizim arkadaşlarımıza kabul ettirmek için bir kılıf, bir isim buldular. Türk Tipi anayasa. O tarihlerde yazdığım bir mektupta Sayın Cumhurbaşkanına ‘Türk tipi anayasa diyorsunuz ama öncelikle kendiniz bir Türk tipi olmayı denemelisiniz. İkinci olarak sizin neyiniz Türk tipi ki yapacağınız anayasa Türk tipi olsun” ifadelerini kullandı.

 

“Bu Sisteme Eskiden Krallık Deniyordu, Şimdi İse Diktatörlük”

 

Yeni anayasa ile kuvvetler ayrılığı esasından ayrılarak kuvvetler birliğine dönüş olduğunu dile getiren Kaya, “Kuvvetler birliğinin olduğu yerde hürriyet, demokrasi yoktur. Demokrasinin olması için hakların ve hürriyetlerin güvence altına alındığı sistemler kuvvetler ayrılığının hâkim olduğu sistemlerdir. Bizim önümüze getirilen anayasa değişikliği tek adam rejimini getiriyor. Bu sistem bütün güçleri yetkileri bir kişide toplarken denetleyecek, kontrol edecek, frenleyecek hiçbir sistemin olmadığı bir sistem. Eskiden bu sistemlere krallık deniyordu, şimdi ise diktatörlük deniyor” şeklinde konuştu.

 

“Kandil’i Yerle Bir Etmen İçin Seni Ne Engelliyor?”

 

Terör sorununun parlementer sistem içerisinde neden engellenmediğini soran Kaya, “Cumhurbaşkanlığı sisteminde bunu nasıl bitireceksiniz? Bu sistemde Kandil’i yerle bir etmen için seni ne engelliyor? Irak’ın hemen kuzeyinde Sincar’da PKK’nın yeni kamplarını yerle bir etmen için seni durduran ne? Ha bire tezkere çıkartıyoruz. Başkanlık sisteminde bu sorunu nasıl çözeceksiniz?” dedi.

 

“Terör Örgütleri İle Yol Arkadaşlığını Siz Bilirsiniz”

 

“Bu sistem dört dörtlüktür, bu sistemin eksiği yoktur” demediklerini ifade eden Kaya, “Biz Ülkücüyüz, Türk Milliyetçisiyiz. Bizim ömrümüz devlete, millete yönelik her türlü tehlike ile mücadele ederek geçti. Terör örgütleri ile iş birliği yapmayı siz bilirsiniz? Terör örgütleri ile Oslo’da, Habur’da siz anlaştınız. Terör örgütleri ile yol arkadaşlığını siz bilirsiniz. Allah şükür bizim anlımız açık o konuda. İnsan haklarının olmadığı, hukukun üstünlüğünün olmadığı, demokrasinin olmadığı bir ülkede yaşamayı 80 Milyon hak etmiyor ve biz de bu nedenle “Hayır” diyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“Teşkilatlarımızın Yüzde 80’i ‘Hayır’ Diyor”

 

Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Suat Başaran ise, Gümüşhaneli Ali Metin Tokdemir’i saygı ve minnetle anarak başladığı konuşmasında MHP’nin içinde bulunduğu durumu anlattı.

MHP Genel merkezinin kararına bir tavır geliştirerek yollara düştüklerini ifade eden Başaran. “Bizi buna mecbur eden, maalesef genel merkez yöneticilerimizdir. Rahmeti Başbuğumuz federasyon tartışmaları ortaya atıldığında neler söylediğini herkes biliyor. Şimdi bize soruyorlar;’Neden hayır diyorsunuz?’ diye. Biz ‘Hayır’ı rahmetli Başbuğumuzun tavrı doğrultusunda şekillendirdik. Biz onlara soruyoruz;’Siz neden hayır demiyorsunuz?’Başbuğun fikri bu kadar ortadayken onun hilafına hareket ediyorsunuz? Cevap vermiyorlar. Bizi; lider, teşkilat ve doktrine karşı gelmek ile suçluyorlar. Doktrinimiz ortada; Parlementer sistemi savunuyor. Teşkilatlarımızın yüzde 80’i ‘Hayır’ diyor” dedi.

 

“Sembolümüz Bozkurt Değil Koyun Olurdu”

 

Kendilerinin “Neden düzene karşı çıkıyorsunuz?” şeklinde eleştiriler yöneltildiğini kaydeden Başaran, “Biz de diyoruz ki bizim tarihimizde ve kültürümüzde lidere kayıtsız şartsız sadakat yoktur. Eğer bizden kayıtsız şartsız sadakat istense ve beklenseydi sembolümüz Bozkurt değil Koyun olurdu” diye konuştu

 

“İşin Başında Korkmuştum”

 

MHP’de yaşanan ayrılığı değerlendiren Başaran, “İşin başında bayağı rahatsız olmuş, korkmuştum. Ülkücü hareket lüzumsuz, gereksiz bir tartışmada yarılma yaşayacak diye korkmuştum. Ancak Allah’a şükürler olsun ki Ülkücü Harekette bir yarılma olmadı, Ülkücü Hareketin yüzde 80’lik bir kısmı, merhum Başbuğumuzun çizgisinde dimdik ayakta durdu. Küçük bir çatlama oldu, o da malum yerde oldu, onu da onlar düşünsün” ifadelerini kullandı.

 

“Seçilmiş Hükümetleri Ortadan Kaldırıyor”

 

Azmi Karamahmutoğlu ise, 15 yıldır ülkeyi yöneten AK Partinin elinde bulundurduğu iktidar imkanını bundan sonraki seçimde de sürdüreceğinin görüldüğünü ifade ederek başladığı konuşmasında, “16 Nisan’da onları bekleyen tehlike, Türkiye’ye tek başına hükümet etme imkanının onlardan çalınacak olmasıdır. Getirilen anayasa değişiklik teklifi seçilmiş hükümetleri ortadan kaldırıyor, ilga ediyor, kaldırıyor. Onun yerine bir atanmışlar hükümeti getiriliyor. Seçilmiş hükümetlerin dağıtılmasını biz cunta dönemlerinden hatırlıyoruz. Teknokratlar hükümetini, atanmışlar hükümetini cunta dönemlerinden biliyoruz” diye konuştu.

 

“15 Temmuz Cunta Girişimi Başarısız Olmadı Mı?”

 

15 Temmuz’da Türkiye’nin bir aşağılık bir cunta girişimine sahne olduğunu dile getiren Karamahmutoğlu, “Biz bu cunta girişiminin başarısız olduğunu zannediyoruz. Yoksa olmadı mı? Yoksa olmadı da mı seçilmiş hükümet dağıtılıyor? 15 Temmuz’un birinci fazı tamamlandı da ikinci fazına mı geçiliyor? Nedir bize yaşatılmakta olan. 15 Temmuz’un bize yaşatılmasına yol açan, ‘Yaptıran demiyorum’ yapılmasına engel olmayan hükümet bu gün de hükümettedir” dedi.

 

“Siyasal Ayağa Dönük Operasyon Bıçak Gibi Kesildi”

 

15 Temmuz sonrası polis ayağı ve askeri ayağına operasyon yapıldığına vurgu yapan Karamahmutoğlu, “Bu üniformalı çetenin sivil ayağı da vardır, sermaye ayağı da vardır. Sermaye ayağına da gidildi. Baklavacılara kadar gidildi. Doğru da yapıldı. Peki, bu cunta girişiminin, üniformalı çetenin siyaset ayağı yok muydu? Bal gibide vardı ve TBMM’deydi. Halende oradadır. Peki, siyasi ayağa yönelik operasyon neden birdenbire durdu. Ekim ayında bir başkanlık teklifinin ortaya atılması ile birlikte siyasal ayağa dönük operasyon bıçak gibi kesildi. Çünkü bu değişikliği gerçekleştirmek isteyen, yetkilerini firavunun güçleri ile denk hale getirmek isteyen, bu ihtirasla gözüne perde inen muktedirler bir milletvekilinin bile oyuna muhtaç haldeydiler” ifadelerini kullandı.

 

“Mecliste 80 Bylok’çu Milletvekili Var”

 

Milli İstihbarat Teşkilatının hükümete gönderdiği ilk raporlarda Meclisteki 80 Milletvekilinin Bylock kullanıcısı olduğunu iddia eden Karamahmutoğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi bünyesindeki FETÖ’ye mensup Bylock’çu milletvekillerinin önüne mensubiyetlerini gösteren belgeler konularak şantajla, tehditle, rehin alınarak parlamentoda oylama yapıldı, paket geçirildi ve bizim önümüze getirildi. İyi de biz FETÖ’cü değiliz. Çeteci değiliz, şantaja açık değiliz, bizim rehin alınacak, önüne konulacak bir dosyamız yok. Biz ‘Evet’ demek için niye mecbur kalacağız. Bizi ne ile mecbur bırakacaksın?” diye konuştu.

 

“Partili Valiler İş Başında”

 

Sanki referandumdan ‘Evet’ çıkmış gibi hareket edildiğini dile getiren Karamahmutoğlu, “Çoktan tek adam rejimine geçilmişçesine partili valiler iş başında. Valiler, partili kaymakamlar eliyle muhtarlara esnafa, köylüye baskı yapıyorsunuz. Ancak Türk Milliyetçilerine baskı yaparsanız ters tepeceğini hesap etmeniz lazımdı. Siz Türk Milliyetçilerinin oylarını blok halinde alıp bu değişikliği geçireceğinizi zannettiniz ancak bunun böyle olmadığını, buradakilerin birer koyun sürüsü değil her birinin bağımsız özgür bozkurt olduğunu bu salon gösteriyor” şeklinde konuştu.

Acet, Başbuğu Andı

 

 

Toplantıda konuşan Gümüşhane Ülkü Ocakları eski il başkanı Bekir Sıtkı Acet ise konuşmasına 20 yıl önce vefat eden MHP ve Ülkü Ocakları kurucu başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş’i rahmetle anarak başladı. Acet konuşmasında Türkeş’in sözlerinden alıntı yaparak, “Başbuğ diyor ki; Ben sizi sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye değil rüşvet ve hile ile yoğrulmuş hukuk düzenine değil, faiz ve tefeciliğe dayalı bir iktisadi yapıya değil, adaletle yarışa, insan haklarına saygıya, kardeşçe paylaşmaya çağırıyorum. Hak yoluna, adalet yoluna kısacası Allah yoluna çağırıyorum” şeklinde konuştu.

 

Atatürk, Kanuni Sultan Süleyman’ın sözlerine de atıfta bulunan Acet, niçin ‘Hayır’ dediklerini ise “Geleceğimiz için ‘Hayır’ diyoruz. Devletin, milletin ve vatanın bölünmez bütünlüğü için ‘Hayır’ diyoruz. Şahsın ve şahısların egemenliğine ‘Hayır’ diyoruz. Niyet ‘Hayır’, Akıbet ‘Hayır’ diyoruz.

Kaynak: Editör: İbrahim Yavuz
 
Etiketler: “Hayır”ı, Anlatmak, İçin, Geldiği, Gümüşhane’de, Öfke, Saçtı,

Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri