Haber Detayı
02 Ekim 2018 - Salı 14:18
 
Kelkit Belediye Başkan Adaylığı için Sarı Işık
KELKİT Haberi


24 Haziran Genel  Seçimlerden Adalet ve Kalkınma Partisinden Gümüşhane Milletvekiliği için Aday Adaylığını açıklayan Kemal Erdoğan şimdi ise Yerel Seçimlerin yaklaşması ile birlikte sosyal paylaşım  hesabı facebook'tan  SİYASETE DAİR  Başlıklı  bir yazı yazarak Kelkit Belediye Başkanlığı için SARI ışık yaktı.  Erdoğan'ın yazısını biz başlık olarak sarı ışık diye  yorumladık ve asıl yorumu siz değerli okurlarımıza bırakıyoruz

 

İşte O Yazı

 
SİYASETE DAİR...

Malum, yerel seçimler yaklaşıyor...Henüz takvim belli olmasa da tartışmalar çoktan başladı bile... Bu çerçevede, geçtiğimiz 24 Haziran seçimlerinde Ak parti'den Gümüşhane milletvekili a.adayı olmam hasebiyle, bu yerel seçimlerde de adaylık düşünüp düşünmediğime dair yoğun sorularla karşılaşıyorum. Şimdi bu konudaki görüşümü açıklamadan evvel, önemli saydığım bir hususu özellikle ve öncelikle belirtmek isterim. 
Benim genel siyasete bakışım ve aktif siyasette var olma niyet ve hedeflerim esas olarak, " Temel İlkeler ve Değerler" üzerindendir. Bu bağlamda, bizi biz yapan ve bizi yüceltecek olan İslami, insani, ahlâki, vicdani, etik...vs. tüm değerler, şahsım nazarında, "her şeyin üstünde ve her şeyden önce gelir." Bu değerlerin yer almadığı her işi, icraatı ve dahi siyaseti tıpkı "ihlassız amel gibi" boş ve anlamsız sayarım. Yine, bu değerlerin kökleşmediği yada kökleştirilmediği hiç bir toplumda (maddi kalkınmışlık olsa dahi) gerçek huzur, sevgi ve barışın olamayacağına inanarım.(ki esasen çoğunlukla da böyle inanırız) Bilmem detaylı izahata gerek var mı? Bugün İslam dünyası olarak "toplumsal ahvalimizi" şöyle etraflıca bir düşünürsek sanırım mesele daha iyi anlaşılmış olur. Belki İslam dünyasının önde gelen bir ülkesi olarak, özellikle bu son dönemde hizmet anlamında aldığımız mesafeyi, değişim ve dönüşüm projelerini göz önüne aldığımızda daha iyi bir durumda olduğumuzu ve bundan da memnun olduğumuzu söyleyebiliriz. 
Lakin meseleye bir de toplumsal değerler ve toplumsal düzen açısından baktığımızda durum nedir düşünmek lazım. 
Mesala toplum olarak şu an;
-Dürüstlükte hangi düzeydeyiz?
-Ahlak, adap ve edepte ne durumdayız? 
-Hak ve Adalet ölçümüz nasıl işliyor? 
-Liyakata ne kadar önem veriyoruz.
-Kamu kaynaklarındaki İsrafa ve savurganlığa ne diyoruz?
-Bir haksızlık karşısında nasıl bir tepki veriyoruz?
-Kul hakkını, kamu hakkını ne kadar gözetiyoruz?
Tabi bu soruları çoğaltabiliriz...
Bunlara vereceğimiz cevaplar sanırım aşağı yukarı bellidir. 
İşte toplum ve bireyler olarak yukarda bahsedilen değerleri işimize ve tüm hayatımıza katmadıktan sonra siyaset yapsak ne, ticaret yapsak ne... 


 
Burada bir anektod'a kısaca yer vermek istiyorum. 
Yıl 1984...Trabzon'da üniversite talebesiyiz... Tabi memlekete 12 Eylül zihniyeti hakim. Partiler kapatılmış, liderlere siyasi yasaklar konmuş. Malum, mağdurlardan biri de Milli Görüşün lideri, hocamız rahmetli Necmettin Erbakan... Sanırım hapisten yeni çıkmıştı. Ve biz bir grup üniversiteli kardeşimle birlikte Ankarada özel olarak ziyaretine gitmiş ve sohbetinde bulunmuştuk. Gece saat iki civarıydı... Kendisi bizlere "Hayat, İman ve Cihad'ı" anlatıyor, "Neden Siyaset" sorusunu cevaplıyor ve memleketin meselelerine ve geleceğine ilişkin izahatlar yapıyordu. Ve kendi ifadeleriyle, "bugün biz kuş diliyle konuşuyoruz, çoğu insanımız bu yüzden bizi anlamıyor. Fakat bir gün gelecek bütün gerçekler ortaya çıkacak ve bizi istemeyenler bizim iktidara gelişimize engel olamayacaklardır" diyordu. Bunların bir çoğunu bugün yaşayarak görüyoruz. (Eksiklerimiz, hatalarımız... bir kenara) Çünkü o, inandığı değerlerin mücadelesini veriyor, "hakkı üstün tutan bir anlayışı savunuyor ve siyaseti de hayatın bizatihi kendisi olarak görüyordu." (Allah c.c kendilerinden razı olsun, mekanını cennet eylesin, pek çoğumuz üzerinde büyük emekleri vardır.) Tabi o günlerden bu günlere çok zaman geçti, çok şey değişti. Belki söylenecek çok şey de var fakat mevzu bu değil. 


 
İşte zihnimize "siyaset" (Ulvi bir dava uğruna mücadele olarak öğrendik ve böyle inanıyoruz) mayasının çalındığı o günlerden bu güne bir dava şuuruyla her ortamda inandığımız değerleri, fikir ve düşüncelerimizi elimizden geldiği, dilimizin döndüğü kadar naçizane savunup dile getirmeye çalıştık. Bugün ise icra ettiğim öğretmenlik mesleğimizin sonlarına doğru gelirken fikir,düşünce ve ideallerimizi aktif siyasette de var etmek adına bir yola çıktık. Lakin, "siyaseti hayatın bizatihi kendisi olarak gördüğümüz ve böyle inandığımız için" bu yolda yürürken illa da, mutlak surette belli yerlerde, belli makamlarda olmamız gerekir diye de düşünemeyiz yada bunun hırsıyla hareket edemeyiz. Bu bizim inanç felsefemizle örtüşmez. Mesele "her türlü hizmetin ifasında, bu ilke ve değerlerin topluma hakim kılınması, buna çalışılması, bunun mücadelesinin verilmesi ve kısaca siyasetin bu değerler üzerinden ve bu değerler uğruna yapılması olduktan sonra hangi makamda kimlerin yada hangi isimlerin olduğunun şahsım açısından bir önemi olmaz." 
Bu bakımdan bize düşen her şartta azimle, inançla bu değerler uğruna gereken mücadeleyi vermektir. Burada da makyevelist bir anlayışla değil, bu değerlerle var olabilmektir. Gerisini bir teferruat, bir nasip, bir taktir meselesi olarak görürüm.

Şimdi yerel seçimlerde ki adaylık konusuna gelirsek hemen söyleyim. Yerel seçimlerde şahsen aday olmayı düşünmüyorum. Düşünsem tabiki ilçem Kelkit'ten düşünmem lazım. Fakat şu anki belediye başkanımız Sn.Ünal YILMAZ bey bu görevi yürütüyor ve hizmetleri de ortada... Hizmet anlamında geçmişe göre şahsen ben başarılı buluyor (tasvip etmediğim hususlar bir yana) taktir de ediyorum. Eğer yeniden kendileri istekli olur, halkta bunu takdir eder ve partinin üst kademeleri de uygun görürse pekala kendileri devam edebilir. Ancak bilindiği gibi ülkemizde siyaset çok dinamik bir alan olup, çoğu zaman bugünden yarına neler olacağını, neler yaşanacağını kestirmek mümkün olamayabiliyor.Yani her an yeni şeyler, yeni gelişmeler yaşanabiliyor. Bu mana da eğer partimizin üst yönetimleri, karar vericileri siyasette yeni bir tarz, yeni bir bakış, yeni bir anlayış...vs. ile farklı simalara ihtiyaç duyarsa ve memleketimin insanı da teveccüh göterirse o zaman bunu değerlendirmeyi elbette vazife sayarım. Ama yukarda da belirttiğim gibi şahsen bir başvurum olmayacaktır. 


 
Burada bir kaç düşüncemi daha dile getirmek istiyorum. 

1- Bilindiği gibi ülkemizde "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" ile yeni bir döneme geçilmiştir. Bu geçişin bundan böyle siyasete yeni bir vizyon getireceği inancını taşıyorum. Ayrıca bugün özellikle yerel siyasetle halk arasında ciddi bir soğukluğun ve güvensizliğin yaşandığını hissediyor, bundan sonraki dönemlerde alışılagelmiş siyaset tarzı ve usulleriyle siyaset yapmanın oldukça zor olacağı kanaatimi belirtmek istiyorum. 

2- Adalet ve liyakat bir toplumda olmazsa olmazdır. Birlik ve beraberliğin temel şartı budur. Her bakımdan vatanımıza, birliğimize ve dirliğimize kasteden ve kastedecek olan "15 TEMMUZ" vari hain girişimlerin bertaraf edilmesi ve bu uğurda verdiğimiz mücadele ruhunun her daim canlı tutulması açısından bu değerlere her şeyden daha fazla önem vermemiz gerektiğini anımsatmak isterim. 

3- Eleştiri bir haktır. Hele siyasette bu iki kattır. Lakin ülkemizde eleştiri kültürü yeterince gelişmediği ve içselleşmediği için hemen her alanda eleştiriye karşı tahammülümüz zayıftır. Bu anlamda eleştiriyi de, eleştiri yada itirazda bulunanı da farklı bir konumda görür, pek hoş karşılamayız. Bundandır ki, toplumda "yanlışa yanlış diyenimiz" pek fazla olmaz yada "hayır denmesi, tepki konulması" gereken yerde pek tepki konulmaz. (bunun yerine özür dilerim, malum ki çoğu yerde olayın dedi kodusu yapılır.) Oysa ki, "Hakikatlerin ortaya çıkmasın da, bilimsel ve toplumsal gelişmenin sağlanmasında," sorup -sorgulamanın ve sağlıklı bir eleştiri kültürünün rolünü hepimiz iyi biliriz. (Burada zaman zaman eleştiri yapalım derken iftira ve hakarette bulunduğumuzu da not ediyor istisnai bir durum kenara koyuyorum.) Bu özelliklerimiz bir yana, eğer toplumda daha iyiyi, daha güzeli istemek yada bir kötülüğü, bir yanlışlığı yada haksızlığı düzeltmek/düzeltmesini istemek adına ( ki, inancımız da bunun karşılığını, emr-i bi’l-mâruf ve nehy-i ani’l- münker" olarak görüyoruz.) uygun bir dille itiraz ve eleştiri yapılıyorsa başta siyasetle iştigal edenlerimiz olmak üzere herkes/hepimiz buna saygı duymalı ve anlayışla karşılamalıyız. (Ve yine her türlü açıklıktan ve şeffaflıktan toplum olarak hepimizin karlı çıkacağımıza inanmalıyız.) Bu bağlamda şahsımın da çeşitli konularda zaman zaman yapmış olduğum bir takım eleştiri ve itirazlarımın da bu çerçevede görülmesini ve bunu yaparken şahıs yada isimleri değil zihniyetleri esas aldığımın bilinmesini vurgulamak isterim. 

4- Bugün pek çoğumuz gerek sosyal medyada gerekse diğer alanlarda, toplumdaki ahlaki erozyondan, yozlaşmadan, israftan, istismardan, riyakarlıktan vb. çarpıklıklardan sıkca söz edildiğine şahit oluyoruz. Ve çoğu zaman bizlerde bu durumdan yakınıyoruz. Peki bunlardan şikayet ederken acaba bizler ne yapıyoruz? Bunların kendiliğinden düzelmesini mi yada bunları da yukarılardan birilerinin gelip de düzeltmesini mi bekleyeceğiz? Bizlerin yaşadığımız toplumda var olan sıkıntıların çözümün de hiç mi sorumluluğumuz yoktur? Bunları sorup sorgulamak bireyler olarak bizlerin görevi değil mi? Bir nimetin kıymeti bilinmez de elden giderse ah vah demenin ne yararı olur?
Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirir mi...? 
(Not: Burada dile getirdiğim tüm hususların genel manada olduğunun bilinmesini isterim. Kastı aşan ifadem inşallah olmamıştır.) Herkese selamlar. 01.10.2018 -Kemal Erdoğan
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
action="https://www.facebook.com/ajax/ufi/modify.php" id="u_i_2" method="post">
 
Kaynak: (HK) - Haber Kelkit Editör:
 
Etiketler: Kelkit, Belediye, Başkan, Adaylığı, için, Sarı, Işık,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Özlü Sözler
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.


Hz. Muhammed
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı