Yazı Detayı
25 Temmuz 2016 - Pazartesi 11:23
 
Fetullah bin Übeyy bin Selûl…
TUNCAY KÜNT
tuncaykelkit@hotmail.com
 
 

“Ey İnsanlar, Allah’ın vaadi şüphesiz gerçektir. Dünya hayatı sizi aldatmasın. Aldatıcı da sizi Allah ile aldatmasın.” (Fatır; 5)

 

 

     Aldatmaların en acımasız ve en korkunç yolu bu olsa gerek;   “Allah ile aldatmak…”

 

     İslam tarihi  öyle karmaşık bir tarihtir ki; iman ve hakikatin yön verdiği kahramanlıklarla dolu olduğu kadar fitne, nifak ve hased gibi hastalıklar sonucu ortaya çıkan acılarla da dolu bir tarihtir…

 

     Hz. Adem den Hz. Muhammed’e kadar tüm İslam peygamberlerinin hayat hikâyelerinde bu acıların farklı türevlerine şahit oluruz… Peygamber hayattayken dahi iktidar olma mücadelesi uğruna yapılan zulüm ve oyunlara İslam Tarihi sayfalarında göz atığımızda şu anda yaşadığımız bu elim olaya hiç de yabancı olmadığımızı ve bu olayı doğuran etkenlerin köklerinin İslam tarihimizde zaten öteden beri neşvünema bulmuş olduğuna da tanıklık etmiş oluruz…

 

     İmanın zıddı olan Küfrü benimseyen grup, benimsedikleri inancı dışa yansıtma şekillerinde ki farklılığa göre kategorize edildiğinde 3 farklı sıfatla nitelendirildikleri görülür:  Kâfir, Müşrik ve Münafık… Bu nitelendirme içerisinde İslam Dinine verdiği zararın boyutu bakımından en tehlikelisi ise hiç şüphesiz; Münafıklardır… Zira bu zümre her daim kaypaktır, haindir ve içlerinde taşıdıkları kin ve zehri kusma konusunda ise daima muzmer bir tavır içerisindedir… Bizden görünürler fakat bize düşmandırlar…. Sızdıkları bünyede istedikleri tahribi oluşturabilmek için asli kişilik ve kimliklerini gizleyebilecek kadar da şahsiyet yoksunudurlar… Bütün bunlardan en acısı ise; Allah’ın nurunu ağızlarıyla üfleme amaçlarını da ne yazık ki yine Allah’ın adını kullanarak gerçekleştirmeye çalışır ve saf Müslümanları bu yolla ağlarına düşürürler…

 

   İşte size İslam Tarihinden önemli ve tam da zamanımıza uygun bir örnek: Bu örneğin baş kahramanı ise; Abdullah bin Übeyy bin Selûl… Peygamberimiz, İslam Mücadelesinin en zor yıllarını geçirdiği Mekke den Medine’ye hicret kararı aldığında Medine de 2 büyük kabile bulunuyordu; Evs ve Hazrec… Bu iki kabile sürekli birbirleriyle kavgalı ve çekişme halindeydi. Tam da İslam Peygamberi Medine’ye hicret edeceği zaman Medine halkı Hazrec kabilesinden Abdullah bin Übeyy bin Selûl denilen bu şahsa tac giydirmeye ve onu kendi kralları yapmaya hazırlanıyordu. Fakat İslam Peygamberi Medine’ye vardığında bu girişim de akamete uğramış ve halk Peygamberimiz etrafında kenetlenmeye başlamıştı. Bir ömür boyunca beklediği iktidara tam sahip oluyorken Hz. Muhammed yüzünden hevesi kursağında kalan bu şahıs, taşıdığı kini ölünceye kadar içerisinde taşımış ve fırsatını her bulduğunda da en acı şekilde kusmasını bilmiştir. İslam’ın ya tamam ya devam anlarından birisi olan; Uhud Savaşı’nda 3.000 kişilik düşman birliğine karşı sadece 1.000 kişi ile yola çıkan İslam ordusu içerisinde yer alan bu şahıs fırsatını bulduğu bir anda kendisine bağlı 300 kişi ile ihanetini sergileyerek İslam ordusundan ayrılabilmiş ve sözüm ona İslam’ın yıkılışını seyretmek için Medine’sine geri dönebilmiştir…

 

     Fırsatını her bulduğunda ihanetini sergilemekten kaçınmayan bu münafık ölümüne yakın bir de vasiyet bırakarak öldüğünde cenaze namazını Peygamberimizin kıldırmasını isteyebilme yüzsüzlüğünü de gösterebilmişti. Hak tecelli edip yaptıklarının hesabını vermek üzere ahirete irtihal ettiğinde oğlu Peygamberimize gelip babasının bu vasiyetini okuyor ve Peygamberimizden bu isteği kırmamasını rica ediyordu. Rahmet timsali Peygamberimiz bu isteği kıramayıp cenaze namazını kıldığında ise Allah’ın şu ikâzıyla karşılaşıyordu:

 

“Onlardan ölen herhangi birinin namazını asla kılma ve kabrinin başında da asla bulunma!  Çünkü onlar Allah’a ve Elçisi’ne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış bir halde öldüler.” (Tevbe; 84)

 

 

       İşte bu emir ve ikâzdan beridir İslam Dini’nde hasetlerini içlerinde taşıyan münafıkların cenaze namazları dahi kılınmaz.  Çünkü bu namaz kişinin Müslüman olduğunun  bir şehadetir aynı zamanda… 

 

    14 asır sonra zamanımızda ortaya çıkan Fetullah bin Übeyy bin Selûl ve ona bağlı olan her gözü dönmüş münafık bilmelidir ki İslam’ın sancaktarlığını yapmış bu aziz millet  bu sancağı asla elden bırakmayacak ve kendilerini Allah’ın adı ile kandırmaya çalışan bu tür münafıklara karşı  bedeli canı dahi olsa dik durmaktan asla vazgeçmeyecektir.

 

     40 yılda gerçekleştirdikleri sızıntı sonrası elde ettikleri güce aldanarak içlerinden çıktıkları bu milletin üzerine uçaklarıyla, tank ve toplarıyla ateş eden haşhaşilere Allah’ın Kahhar ismiyle lutfetmesi ve İ’lâ-yı Kelimetullah sancağının düşmemesi için canlarını hiç çekinmeden feda eden tüm şehitlerimize ise yüce Rabbimizin Rahman ve Rahim sıfatlarıyla muamele etmesini niyaz ediyorum…

 

     Selam ve dua ile…

 

 

Tuncay KÜNT

tuncaykunt@gmail.com

 
Etiketler: Fetullah, bin, Übeyy, bin, Selûl…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
23
20
0
2
7
9
2
Göztepe
17
20
2
2
5
9
3
Akhisarspor
17
17
2
2
5
9
4
Kayserispor
17
14
2
2
5
9
5
Medipol Başakşehir
16
13
2
1
5
8
6
Fenerbahçe
15
17
2
3
4
9
7
Beşiktaş
14
13
2
2
4
8
8
Bursaspor
13
16
4
1
4
9
9
Sivasspor
13
14
4
1
4
9
10
Alanyaspor
11
19
4
2
3
9
11
Yeni Malatyaspor
11
15
4
2
3
9
12
Trabzonspor
9
17
4
3
2
9
13
Antalyaspor
9
11
4
3
2
9
14
Kasımpaşa
8
13
5
2
2
9
15
Gençlerbirliği
8
12
5
2
2
9
16
K. Karabükspor
8
11
5
2
2
9
17
Osmanlıspor FK
7
13
6
1
2
9
18
Atiker Konyaspor
7
9
6
1
2
9
Özlü Sözler
Müzik aşkı besteler.


Shakespeare
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı