Yazı Detayı
09 Temmuz 2017 - Pazar 22:54
 
OYUNUN FARKINDA MISINIZ ?
TUNCAY KÜNT
tuncaykelkit@hotmail.com
 
 

 

 

     1980 lerden bu yana kadar  ülkemiz  topraklarında bitmeyen kirli emellerini, maşa ve taşeron bir örgüt kurarak gerçekleştirmek isteyen üst aklın verdiği zayiatın bilançosu, ülkemiz için ne yazık ki çok ağır oldu; toprağa düşen onbinlerce can ve çöpe giden milyarlarca dolarla birlikte bir ümmetin geleceği…

     Biraz daha geriye giderek basit bir kıyaslama yapmak ve sonrasında ise asıl meramıma geçmek  istiyorum;  Birinci   Dünya  Savaşı  sona  erdiğinde  mağluplar  safında  yer  alan ülkelerden ikisi Almanya ve Türkiye idi… Fazla değil aradan 50 yıl geçtikten sonra savaş sonunda tabiri caizse sıfırı tüketmiş bu iki ülkeden Almanya, belini doğrultup diğer dünya ülkeleri arasında liderlik pozisyonuna soyunan bir ülke konumuna kavuşmuşken savaşın bir diğer mağlubu olan Türkiye için ne yazık ki aynı şeyleri söyleyememekteyiz…

       Belini her doğrultmaya çalıştığında gerek dışarıdan gerekse de dışarının piyonluğunu yapmakla vazifeli iç düşmanlardan aldığı darbelerle emeklemeye muhtaç bırakılmış bir ülkedir Türkiye… Batıp yitmesine izin verilmeyen ama buna mukabil sahip olduğu potansiyelini kullanarak da devleşmesine asla müsaade edilmeyen bir ülke…  Churcill’e atfedilen bir söz vardır; “Türkiye solarsa sulayın, büyürse budayın…” Churcill’in torunlarının bugün dahi sürdürmeye çalıştıkları uygulamalarına bakıldığında bu sözü kendileri için ne kadar değerli bir vasiyet addettiklerine halen şahit oluruz…

         Almanya-Türkiye kıyaslamasını niçin yaptık? Aynı mağluplar safında yer almalarına rağmen 50 yılda aralarında gelişmişlik yönünden böylesi bir uçurum olmasının sebebi nedir sizce ? Bu farkın oluşmasında pek çok etken vardır elbet fakat bence en büyük etken; bu aziz ülkenin sahip olduğu misyon sebebiyle kendi haline bırakılmak istenmemesidir… Kendi haline bırakılmama isteğinin sebebi ise; Yavuz Sultan Selim den bu zamana kadar bu ümmetin hamisi misyonunu yüklenmiş bu ülkenin, sahip olduğu misyonunu hatırlayarak  bunun ileride bir vizyon haline dönüşmesinden duyulan endişe ve korkudur…

         Bugün İslam Coğrafyasının durumuna bir bakın lütfen; her biri parça bölük hale gelmiş ve aralarına kin ve nifak tohumları saçılmış durumdalar ne yazık ki.  Osmanlı’nın eli üzerlerinden çekildiğinden beri kan ve göz yaşı eksik olmamış bu coğrafyada. Bugün sahip olduğu  misyonunu hatırlayarak tekrar eski zamanlarda ki gibi ümmetin hamisi olmak için küllerinden doğmaya çalışan bir Türkiye var… Sizce böylesi bir tablo karşısında bu ülkeyi ve bu milleti hiç rahat bırakırlar mı? Bırakmazlar elbet… Ellerinde ki her türlü kozu oynayarak (özellikle de ekonomik alanda) Türkiye yi zincirlerine mahkum kılıp kımıldayamaz ve başka yaralara da merhem olamaz hale getirmeye çalışırlar…

         1980 lerden bu yana özellikle terör kozuyla Türk ve Kürt halkı arasına ekilmeye çalışılan nifak tohumları şimdi ülkemizin ensar olma vasfı sayesinde topraklarımızda sayıları 3 milyonu bulmuş Suriye’li kardeşlerimizle aramıza sokulmaya çalışılıyor. Bu çabalara yabancı değiliz artık fakat son zamanlarda şahit olduğumuz bu planlara bir yenisi daha eklendi; “İtibar Cellatlığı” yaparak Türkiye’yi ümmetin gözünde küçük düşürmek... Bu planı Adnan Menderes döneminden hatırlıyorduk biz ama o zaman şahıslara karşı uygulanan bu planın şimdi bir ülkenin şahsına karşı uygulamaya konulduğuna şahit oluyoruz. Bazı basın-yayın gruplarının pireyi deve yaparak yaptıkları bir takım kışkırtmalar ile bizlere sığınmış Suriye’li mültecilere karşı cahil güruhlara yaptırılanlar bu planın en bariz göstergesi durumundadır.

          Peki bu ülkenin üzerinde kirli emelleri olan çevreleri anlıyoruz ama bu çevrelerin oyununa gelen içimizde ki beyinsizlere ne demeli?  Suriyeli mültecilere karşı “Evinize gidin ” diye çığırarak köklerinden bihaber olduğunu açığa vuran beyinsizlere sormak lazım; Onur ve şerefiniz ne kadar köklüymüş ki sadece 100 yıllık bir süre sonunda  sizi bir millet yapan tüm köklerinizden feragat etmişsiniz… Şu an “Evinize gidin” diye bağırdıklarınızla 100 yıl önce aynı evi aynı toprakları yurt edinmemiş miydiniz?  Çanakkale ile Halep, “ülkem” dediğiniz toprakların iki ayrı şehri değil miydi? Bugün Halep’i, Cerablus’u yabancı topraklar olarak görenlerin torunları emin olun ki yarın da Diyarbakır’ı, Mardin’i yabancı göreceklerdir.

          Unutmayalım “Millet” kavramı ırki değil dini bir kavramdır. Yüce Kitabımız da “İbrahim’in Milleti” tabirini kullanarak (Al-i İmran 95) bu kavramın dini bir değeri ifade ettiğini beyan eder. Bugün; “Tek Millet” söylemimizle övünürken bu söylemin aynı zamanda tüm ümmeti kucaklayıcı bir fonksiyonunun olduğunu unutmayalım…

       Son olarak Sakarya da ki insan görünümlü o yaratıkların gerçekleştirdiği vahşiliği de lanetleyerek diyorum ki; Bu kalenin ümmet için son kale olduğunu unutmayalım lütfen…  Kalemizi muhafaza için sadece yedi düvelin saldırılarına karşı uyanık olmak yetmez. Aynı zamanda gerek bilinçli olarak gerekse de cahillikleri yüzünden onların karanlık emellerine hizmet eden içimizde ki beyinsizlere karşı da uyanık olmak zorundayız.

        Bakın, milletimiz için bir dönüm noktası olan 15 Temmuza sayılı günler kaldı...15 Temmuz tarihimizde ki ikinci Çanakkalemizdir. Bu günü Çanakkale’ye benzeterek gururlanalım elbet fakat bu benzetme ile  tarihimiz açısından ne kadar değerli olduğunu itiraf ettiğimiz Çanakkale’yi bir zafer meydanına dönüştürenlerin bir kısmının, şu an bize sığınmış kardeşlerimizin dedeleri olduğunu da unutmayalım…

       “Ey Rabbim ! Dileseydin onları da beni de daha önce helâk ederdin. İçimizde ki birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim sahibimizsin, bizi bağışla ve bize acı ! Sen bağışlayanların en iyisisin!” (Araf:155)

 

 

         Selam ve dua ile...

 

 

 

 

 

 

 

 

Tuncay KÜNT

tuncaykunt@gmail.com

 
Etiketler: OYUNUN, FARKINDA, MISINIZ, ?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Özlü Sözler
"Yıkılıp düşene gülme sakın sen. Yiğit düşüp kalkmayınca belli olmaz "


Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı