Yazı Detayı
19 Mart 2017 - Pazar 10:35
 
YA HERRO YA MERRO
Mustafa Servet DALTABAN
 
 

       Evli iki kız kardeş uzun zaman sonra bir araya gelmişler. Başlamışlar dedikoduya. Evlere temizliğe gideni başlamış evin hanımını çekiştirmeye ‘’ Bıktım artık bacım; evet efendim, tamam efendim, olsun efendim, evet, evet, evet demekten’’ Bunun üzerine kardeşi devam etmiş ‘’ O da bir şey mi bacım, sen bir de benim başındaki derdi bilsen. Her gece; Hayır Bey, olmaz Bey, yapma Bey, hayır, hayır, hayır, demekten bunaldım artık’’

***

     Referandum yaklaşıyor. Karar yönünden herkesin kendine göre bir haklı dayanağı var. Yani evet çi de haklı, hayır cı da haklı.  ‘’Evet mi diyim? Hayır mı diyim’’ diye düşünenler bu seçimde bir hayli fazla görünüyor. Hali hazırda uzun yıllardır devam eden bir sistemi değiştirmeyi oylayacağız. Seçimi de bu kararsızların oyunun ciddi mana da değiştireceği düşünülüyor. Ünlü bir Çek atasözü vardır.’’ Alışkanlıklar demirden gömlektir’’ Alışkanlıkları bir anda kaldırıp atmak çok zordur. Alışkanlıklar anahtarı kaybolmuş bir kelepçeye benzer. Hemen çözemezsin, karar veremezsin. Bu açıdan toplumda bir tedirginlik havası hakim gibi görünüyor. 

 

     Ancak bu değişiklik düşünülen gibi çok büyük bir dönüşüm değil aslında. Zaten Türkiye de var olan durumun anayasal çerçeve içine alınmasıdır. Zaten ülkede bir nevi Başkanlık sistemi hakim. Tek adamcılık diyorsak buna; zaten ülkenin çoğu yönetim örgütlerinde bununla karşılaşıyoruz. Şu an CHP’ de tek adamcılık yok mu? Lider ne derse o olmuyor mu? Siz hiç ‘’Evet’’ diyen CHP li gördünüz mü? Veya ‘’Hayır’’ diyen bir Ak Partili? Seçimler başlamadan önce toplumun yüzde sekseninden fazlasının oyu belli zaten. Parti Liderinin çizdiği rota doğrultusunda bütün partililer aynı kararda birleşiyor. Politik ve siyasi konularda bireysel düşünmüyoruz ki! Kitlesel bir itaat söz konusu. Kimse kimseyi veya kendini kandırmasın; biz zaten toplum olarak tek adamcılık girdabında dönüp durmaktayız. Uzlaşmacılık, Koalisyon, istişare bizim toplumuzda gelişmiş mekanizmalar değildir. İşte bu yüzden Parlamenter yapı bizim için kriz ve tıkanıklık doğurmaktan öteye geçemiyor.

 

       Daha önce de yazmıştım. Gelişmiş ve yerleşmiş bir demokrasiye sahip olan, özgür ve saat gibi işleyen kurumlara sahip bir Türkiye için Başkanlık sistemi en doğru sistemdir. Bu sistem, bir araba turbosu gibi ilerlemeyi fişekleyecektir. Basamakları ikişer üçer adımlamamızı sağlayacaktır. Ben bunu yıllardır savunuyorum. Yazıyorum. Ancak bunun şartı ileri demokrasidir. Açıkçası Olağanüstü Hal varken bu sistemin oylanması pek doğru olmamıştır. Benim için fark etmiyor ama demokrasiye ayıp etmiş olacağız. Daha olağan şartlarda bu oylamanın yapılması sistemin gücünü ve geleceğini daha güçlü kılabilirdi. Ancak geleceğimiz açısından bir yol ayrına girmiş durumdayız.  Bundan sonra ‘’ya herro ya merro’’ zarını atacağız. Eğer bu maya, bu yoğurda tutarsa işte o zaman aydınlık bir geleceğe doğru adım atmış olacağız.

       Vereceğimiz oyların ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

 

     

 
Etiketler: YA, HERRO, YA, MERRO,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri