Gümüşhane'de Hüzün ve Heybet Buluşuyor: Ecel Taşı'nın Hikayesi

Yaşam 22.06.2024 - 13:13, Güncelleme: 22.06.2024 - 13:13 4319 kez okundu.
 

Gümüşhane'de Hüzün ve Heybet Buluşuyor: Ecel Taşı'nın Hikayesi

Gümüşhane’de hüzünlü hikâyesiyle ‘Ecel Taşı’ gören herkesi duygulandırırken, eşsiz manzarası ve heybetiyle de insanların dikkatini çekiyor.
Denizden 2 bin 155 metrelik yüksekliğiyle günümüzde vadideki birçok köyün iletişimi için cep telefonu vericilerine ev sahipliği yapan, yaklaşık 200 metrelik kaya yüksekliği ve 1 kilometrelik yataydaki uzunluğuyla bölgedeki neredeyse tüm zirvelerden ve yüksek köylerden görünen, zirvesindeki büyüleyici manzarasıyla Ecel Taşı, hüzünlü hikâyesiyle bilenleri duygulandırırken, bilmeyenleri de meraklandırıyor. Kent merkezinde 42 kilometre uzaklıktaki Boyluca köyü sınırlarında yer alan Ecel Taşının hikâyesini anlatan köy muhtarı Tahir Öztürk, “Buranın hüzünlü bir hikayesi var. Rus işgali sırasında düşman işgalinden kaçan anne ve çocuğu Ecel taşının üzerine gelince düşmana teslim olmamak için çocuğuyla atlayarak düşmana teslim olmayıp şehit oluyorlar. O günden sonra buraya herkes Ecel Taşı diyor” dedi. Bu olayı bilenlerin sürekli buraya gelerek dua ettiğini kaydeden Öztürk, “Bu taş Erzincan’ın yüksek köyleri, Zigana dağı, Tersun dağı, Çakırgöl dağından hatta Karaca Mağarasının olduğu bölge de dahil olmak üzere Gümüşhane’nin birçok yüksek köylerinden de görülüyor. Çok heybetli bir oluşum. Yaklaşık 200 metre yüksekliğine sahip. Bu taşın gövdesinden itibaren kaya kütlelerinin yaklaşık 1 kilometre de uzunluğu var” diye konuştu. Taşın gövdesinde ve arkasında da mağaralar bulunduğunu, bahar aylarında akan 2 şelalesi olduğunu anlatan Öztürk, “Burayla ilgili hayalimiz cam teras koyulması. Buranın manzarası muhteşemdir. Gümüşhane’nin birçok noktasını Zigana dağını, Abdalmusa, Artabel Dağlarını, Erzincan’ın yüksek dağları bile görünüyor” ifadelerini kullandı. Ecel Taşı ile ilgili yöredeki tüm köylerde anlatılan hüzünlü hikâye ise şöyle: “Rus işgali sırasında vadi boyunca ilerleyen Rus askerleri Boyluca köyüne gelince teslim olmak istemeyen bir anne, henüz bir yaşına girmemiş çocuğuyla “Rus’a teslim olmaktansa ölürüm daha iyi” diyerek ihtişamlı kayalıklara doğru kaçar. Zorlu şartlarda kaçacak yeri kalmayan anne yaklaşan Rus askerlerine “Teslim olmayacağım” diyerek çocuğu ile metrelerce yükseklikteki kayadan atlayıp vefat eder. O gün bugün o taşa “Ecel Taşı” denilir.”
Gümüşhane’de hüzünlü hikâyesiyle ‘Ecel Taşı’ gören herkesi duygulandırırken, eşsiz manzarası ve heybetiyle de insanların dikkatini çekiyor.

Denizden 2 bin 155 metrelik yüksekliğiyle günümüzde vadideki birçok köyün iletişimi için cep telefonu vericilerine ev sahipliği yapan, yaklaşık 200 metrelik kaya yüksekliği ve 1 kilometrelik yataydaki uzunluğuyla bölgedeki neredeyse tüm zirvelerden ve yüksek köylerden görünen, zirvesindeki büyüleyici manzarasıyla Ecel Taşı, hüzünlü hikâyesiyle bilenleri duygulandırırken, bilmeyenleri de meraklandırıyor.

Kent merkezinde 42 kilometre uzaklıktaki Boyluca köyü sınırlarında yer alan Ecel Taşının hikâyesini anlatan köy muhtarı Tahir Öztürk, “Buranın hüzünlü bir hikayesi var.

Rus işgali sırasında düşman işgalinden kaçan anne ve çocuğu Ecel taşının üzerine gelince düşmana teslim olmamak için çocuğuyla atlayarak düşmana teslim olmayıp şehit oluyorlar. O günden sonra buraya herkes Ecel Taşı diyor” dedi.

Bu olayı bilenlerin sürekli buraya gelerek dua ettiğini kaydeden Öztürk, “Bu taş Erzincan’ın yüksek köyleri, Zigana dağı, Tersun dağı, Çakırgöl dağından hatta Karaca Mağarasının olduğu bölge de dahil olmak üzere Gümüşhane’nin birçok yüksek köylerinden de görülüyor. Çok heybetli bir oluşum. Yaklaşık 200 metre yüksekliğine sahip. Bu taşın gövdesinden itibaren kaya kütlelerinin yaklaşık 1 kilometre de uzunluğu var” diye konuştu.

Taşın gövdesinde ve arkasında da mağaralar bulunduğunu, bahar aylarında akan 2 şelalesi olduğunu anlatan Öztürk, “Burayla ilgili hayalimiz cam teras koyulması. Buranın manzarası muhteşemdir. Gümüşhane’nin birçok noktasını Zigana dağını, Abdalmusa, Artabel Dağlarını, Erzincan’ın yüksek dağları bile görünüyor” ifadelerini kullandı.

Ecel Taşı ile ilgili yöredeki tüm köylerde anlatılan hüzünlü hikâye ise şöyle: “Rus işgali sırasında vadi boyunca ilerleyen Rus askerleri Boyluca köyüne gelince teslim olmak istemeyen bir anne, henüz bir yaşına girmemiş çocuğuyla “Rus’a teslim olmaktansa ölürüm daha iyi” diyerek ihtişamlı kayalıklara doğru kaçar. Zorlu şartlarda kaçacak yeri kalmayan anne yaklaşan Rus askerlerine “Teslim olmayacağım” diyerek çocuğu ile metrelerce yükseklikteki kayadan atlayıp vefat eder. O gün bugün o taşa “Ecel Taşı” denilir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberkelkit.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.